La Corda De Promo

25 Ekim 2011 Salı

El-veda..

Susmak en güzel cevaptır derler..Oysa ki bilmezler,talandır bırakılan yerler ve kalandır uğrunda dökülen terler..Ne emekler vardır,ne beklentiler..
Şimdi hep o merak ettiğim yer ile göğü birleştiren çizgideyim..Anlayamadığım bir gizdeyim..Belki ardındaki izdeyim..
Sustuğun kelimelerden kocaman bir cümleyim..Lâl olmuş dillerin,yankılanan yerindeyim..
Sen söyle,ben hangi gemideyim? Nereye sürüklenmekteyim?
-Susmak en güzel cevaptır bazen.
...derler.
Veda ellerde harcanmıştır,bilmezler.
Üstü kalsın ! ..Ve giderler..


24 Ekim 2011 Pazartesi

İzlemeyelim,izletelim..


Fazla söze gerek yokki..
Onca kalabalığın içinde "tek beden" olma vakti..

21 Ekim 2011 Cuma

Bunu sen hiç bilmeyeceksin nasılsa..

Hayat ; varla yok arasında..Oysa aşk; akıl ile kalbin "araf"ında..Ve ben ;çıkışı olmayan çoktan seçmeli yollarda..
Sen yalnızlığın koynunda..
Ölürüm ben her gece.Uyur gezerdir ruhum..Dolaşır vücudunun her noktasında..
Uğruna yaşamak ne kadar kirliyse,kollarında ölüm o kadar tatlıdır aslında..
Bir şarkı var kulağımda,gözlerini kapa..Her nota parmaklarımda..Hisset,ama asla dokunma..
Hayat ; her nota ardında bir "es"..Aşk ; kalbin çıkardığı ses..Ve ben ; aşkla hayat arasında yalnızca bir "lades"
   


                                                                  

19 Ekim 2011 Çarşamba

Bulutlar,bir tebessümüm için herşey olurlar :)

Gökyüzüne hayranlığım vardır benim.Çocukken bulutlardan şekiller yapar,uçaklar kadar şanslı olmayı dilerdim.Hayat masmavi ve bulutlar benim için bir okadar suavi..
Yok yok bu başka bir şey,hayranlık bendeki,gözüm yükseklerde değil ki..
Uzanıp çimlere,dalıp gitmek gökyüzüne..Ve düşünmek saatlerce..
 "Orası neresi?"
Ve bugün;
Hala yoldaşımdır bulutlar,yağmurlara gizlensem de ,onlar beni bulurlar..

17 Ekim 2011 Pazartesi

Her gece başka hece

Rüyalarda yaşıyor,gecelere daha çok itibar ediyorum..Sahi yıldızlar size de göz kırpıyor mu ? Dolunaya baktığınız da siz de bir insan yüzünün sizi hep takip ettiğini görebiliyor musunuz? yağmurların size fısıldadığı oluyor mu duymak istediklerinizi?
Oysa günüme eş olmuyor "güneş".Çünkü ben yağmurlarda bulabiliyorum kendimi.Yağmurlara akıtıyorum gözyaşlarımı..Ve ben aydınlığa ne zaman gözlerimi yumsam,karanlığa gömüyorum yalnızlıklarımı,damlalarım dolduruyor çukurlarını..
Üşüdüğüm zamanlarda umutlarımı örtüyorum üstüme..Rüzgar dokunduğunda tenime,buzlarım çözülüyor,hissediyorum..
Günüme eş olmuyor "güneş" çünkü önüme serdiği tonlarca "leş"..

14 Ekim 2011 Cuma

Benden bir damla hayata

Buğulu camlar ardına gizlenen damlalar,onlara karışan yaşlar..Hangi tarife sığar anılar? 
Avucumda gözyaşıyla ıslanan yollar var,çıkmazı hüzün olan ayrımlar...Ve öyle anılar var ki gözlerimin sağanaklarında,her sağanak "bir ben daha" hayatımda.
Her yeni yaşımda zamanın ağırlığı,yağmur yüklü göz kapakları..Her günüm kapalı,her yılım karanlıklarında saklı..
Oysa ben gardımı aldım hayata,ardımsa uçurum kenarlarında.Hayat artık göz kapaklarımda düşmeyi bekleyen bir damla.
Evet ,zor zanaat yaşamak ve "zaman" her yeni hüzne basamak.
Ve çoğu zaman suya yazı yazmaktır ıslak yollara atılan her adım.Şimdi ;
    Ne bir adım var,ne de gözyaşım..

5 Ekim 2011 Çarşamba

Zapla hayatı

Sanırım artık dünyadan bi haber yaşamayı seçiyorum "dünyadaki haberlerden" ötürü.Hergün saat 19.00'da ülkenin "haber" çanları çalıyor,ve istisnasız her gün tam o saatte hayretler içinde , ağzımızı kapatamayarak izliyoruz çoğu haberi.Her haber birbiriyle yarışıyor adeta şiddet konusunda.
Şahidim ki; insanların yanında "insanlık" ölüyor.Evet insanlık gözlerimizin önünde can veriyor lakin buna rağmen ortalıkta siren sesleri yok ne yazık ki.
Öyle ki özgürce yaşamak yok artık,aksine korkarak dolaştığımız yollar,şüpheli gözler var..
Aksiyon,dram,bilim kurgu,romantizm ve daha bir çok çeşit film izliyoruz her gün o saatte,üstelik senaristlerin adı lazım değil baş harfi "herkes".Gurur duyun sevgili senaristler,dilinizden düşürmediğiniz 70 milyon pür dikkat sizleri izliyor.

"İnsanlık için el ele" çağrısı yapıyorum.Var mı sesimi duyan? Varsa parmak kaldırsın

4 Ekim 2011 Salı

Bir başkadır "Paulo Coelho"


Simyacı ile başladı benim Paulo Coelho'nun dünyasına yolculuğum.Hala dilimdedir ve kütüphanemin nadidelerindendir.Uzun bir ara verdikten sonra "Zahir" tavsiyelerimin arasına yerleşti.Enteresan bir gizem vardır Paulo Coelho'nun kaleminde..Çok uç yaşamları değilde,bildiklerimizi , "e ne var bunda" diyeceklerimizi diyemeden büyüsüne kapılacak üslupla anlatıyor..Her eser gibi çevirisinde aslından çok şey kaybediyor elbette ,Paulo Coelho'nun dilinden okumalı kitapları,o şekilde anlamaya çalışmalı.
Ve "Elif"...Okumanızı isterim.Rahatlatmakla birlikte ,bulunduğunuz mekandan alıp götüren cinsten bir kitap..Paulo Coelho'nun tarzıyla elbette.

Bilinmezler diyarı

Yaşadığım şehrin bilmediğim yerleri de varmış..19 yılımı geçirdiğim şehirde üstelik..Tıpkı insanlar gibidir şehirler,kaç yılını verirsen ver keşfedemediğin bir kör nokta mutlaka vardır.
Çok farklı hayatlar saklıdır o noktalarda ,ve çok farklı yaşamlar saklıdır insan denen mahlukatta.Kimimiz sanık,kimimiz tanık oluruz farkına bile varmadan..
Aynı hayata göz kırpan,dalıp giden,gözlerini kapayan bir çok insan var.Ve onca kişinin içinde "bir tek ben" öyleyim sanan..Kendisini herkesten özel kılmaya çalışan..Oysa acı hissi aynı,mutluluk aynı,gözyaşı aynı..Yalnızca yaşanan hayatlar ve başroldekiler bunun yanında acının şiddeti farklı..
Velhasılı kelam,herkes kendi çöplüğünün kralı,ama çöplük aynı mahallenin çöplüğü..

3 Ekim 2011 Pazartesi

Hoşbulduk merasimi

Öncelikle bir açılış konuşması yapmak gerekiyor sanırım, pek beceremem aslında falan demek yerine becermeyi tercih ediyorum.Şuan okula yeni başlıyor gibi hissediyorum kendimi,kalbim bi farklı atardı, adeta ritmi bozulurdu. İşte şuan tam da öyle hissediyorum,çünkü Blog okuluna yeni kaydoldum.
Bayadır düşündüğüm birşeyi ,şimdi gerçekleştirebiliyor olmak acı aslında,cesur olamadım bu konuda.Yazıp çizdiklerimi yırtıp atma cesaretini buralarda karalayıp bir ömür saklamayı seçerek gösteremedim.Ya da-miş'li geçmiş zaman kullansam daha doğru , gösterememişim,çünkü yeni anlıyorum bunu.
Yeni bir adımdır bu,ve ben "ilk"adımımı sizlerin kameraya çekmenizi yeğledim.
Mutluluk hiçbirşeyle değiştirilemez,elbette atılan ilk adımlar da..:)